Artık Yeter ! Bırakın Doktorlar İşlerini Yapsınlar

Artık Yeter ! Bırakın Doktorlar İşlerini Yapsınlar
Artık Yeter! Bırakın, Doktorlar İşlerini Yapsınlar!..”



Çanakkale Tabip Odası Başkanlığ'ınca yapılan basın açıklamasında;

" Ne yazık ki, yine bir “sağlık çalışanlarına yönelik şiddet” olayı nedeniyle bir araya geldik. 17 Kasım Cumartesi günü M. Akif Ersoy Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde görevli Dr. Damla Demirkaya Taş arkadaşımız, bir hasta yakını tarafından sözlü şiddet ve hakarete maruz kalmıştır.

 “Beyaz kod” verilerek adli takibin başlatıldığı, bu psikolojik travma yaratan olumsuz ve üzücü olay sonrasında da meslektaşımız, görevini yapmaya devam etmiştir. Basın organlarına yansıyan ifadede iddia edildiği gibi bir “ilgisizlik”, söz konusu değildir. Adli süreç sonunda gerçek ortaya çıkacaktır ancak olayın faili, kamuoyuna bir dernek yöneticisi olarak beyanda bulunarak, bir “mağduriyet” tablosu üzerinden yanılsama yaratmıştır. Hekimler, yüzyıllardır ettikleri “yemin”e bağlı kalarak mesleklerini en zor koşullarda da aynı motivasyonla yapmayı sürdürmektedirler. Bizler günün yirmidört saati insanları kurtarmak için çabalarken, sağlık çalışanlarını itibarsızlaştıran dil ve sağlığı piyasalaştıran uygulamalar yüzünden, sözel ve fiziksel şiddete maruz bırakılmaktayız. Ülkemizde sağlık hizmet sunumu sırasında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalması, hemen her gün yaşanan ve bütün çabalarımıza rağmen kamuoyunca, giderek kanıksanır hale gelen önemli bir sorundur. “Beyaz Kod” verilerine göre her gün 30 sağlık çalışanı, sözel ve fiziksel şiddete uğramaktadır. Kamusal hizmet sunumu sırasında şiddetin en yaygın yaşandığı alanların başında, sağlık alanı gelmektedir. Sağlık alanındaki şiddet; yaşanan politik ortamdan ve toplumsal şiddetten ayrı tutulamaz. Şiddet, sağlık çalışanları için ciddi mesleksel bir iş riski oluşturur ve aslında bir “iş kazası”dır. Hekimler aldıkları bütün darbelere rağmen topluma karşı sorumluluklarının bilincinde ve bu sorumlulukları yerine getirmenin çabası içindedirler ancak hekimler, şiddetin kökeninde; uygulanan sağlık politikalarının da yattığının, farkındadırlar. Sağlıkta Dönüşüm Programı, piyasa odaklı bir programdır. Bu program sağlık hizmetini “meta”, hastayı da “müşteri” olarak kabul etmektedir. 

Sağlıkta Dönüşüm Programı’yla birlikte, sağlık kuruluşlarına başvurular giderek kontrolsüz biçimde artarken; beklentisi yükseltilen ve bir türlü “memnun olmayan” hasta, yani “müşteri” profili yaratılmıştır. Her yıl nüfusumuzdan fazla sayıda acil servis başvurusu olmasının yanı sıra bu kışkırtılmış acil sağlık talebinin, eldeki hizmet olanaklarıyla tam olarak karşılanamamasının ve yurttaşların sağlık hizmet beklentisinin yapay biçimde yükseltilmesinin, gelinen tabloda katkısı büyüktür. Bizler, nitelikli sağlık hizmeti vermek istiyoruz. Sağlık kurumlarında şiddetin kanıksanmasını, normalleştirilmesini kabul etmiyoruz! Sağlık hizmeti veren kurumların yöneticilerini, şiddeti durdurmak için sorumluluk almaya davet ediyoruz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz ki, sağlık alanındaki şiddet önleninceye kadar mücadelemize devam edeceğiz!" İfadeleri kullanıldı.


Bu içeriğe bir yorum bırak