İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, 111. Dönem Kaymakamlık Kursu'nda “Tecrübe Paylaşımı” dersine katıldı. Devlet geleneği, mülki idare anlayışı ve mesleki duruştan Terörsüz Türkiye sürecine uzanan geniş bir perspektifte açıklamalarda bulunan Turan, kaymakam adaylarına önemli mesajlar verdi.
"2200 yıllık hatıranın bugünkü parçasısınız"
Adalet mülkün temelidir ilkesiyle açtığı konuşmasında Türkiye'nin devlet geleneğinin köklü tarihine dikkat çeken Bakan Yardımcısı Turan, bu birikimin ne denli özgün olduğunu şu sözlerle anlattı: "Hz. Ömer (R.A.) söylemiş, ardından Selçuklu'ya, Osmanlı'ya kalmış. Bir şekilde hep bizim geleneğimizde olmuş. Devlet anlayışımızın içerisinde inancımızla yoğrulan bir sonuç var, bir gerçeklik var." Amerika'nın kuruluşunun 250. yılını kutladığını hatırlatan Turan, "Öncesinde bir +1 yılları bile yok. Biz her ne kadar 100 yıllık cumhuriyetimiz olsa da sadece bu bakanlığın 189 yıllık kaymakam atamışlığı var" dedi. Nizamülmülk'ün Siyasetnamesi'nin 936 yıl önce kaleme alındığını, Şeyh Edebali'nin veciz ifadelerinin 700 yıllık bir birikimi yansıttığını vurgulayan Turan, şu ifadelere yer verdi: "Siz dün kurulan bir devletin bugün var olan kaymakamı değilsiniz. 2200 yıllık bir hatıranın bugünkü parçasısınız. Hasbelkader bir kaymakam, hasbelkader bir devlet görevlisi değil; bu büyük fotoğrafta kıymetli bir yerdesiniz."
"Hayatımız mühür ve imzadan ibaret değil"
Dar ve kısa vadeli bakış açısından kaçınmaları gerektiğini vurgulayan Turan, "Sakın ha dar bakmayacağız, sakın ha bugünlük bakmayacağız. 2200 yıllık bir tarihin tam merkezinde, bu devleti temsil eden insan olacağız. Hayatımız mühür ve imzadan ibaret değil. Hayatımız 2200 yıllık hatıranın içerisindeki temsildir" dedi. Ziya Gökalp’in “Diyarbakır nasıl vali ister” başlıklı makalesine de atıfta bulunan Turan, her ilin ve ilçenin kendi dinamiklerini iyi anlamak gerektiğini belirtti: "Çorlu'nun kaymakamıyla Sincik'in kaymakamının, Esenyurt'un kaymakamıyla Çankaya kaymakamının tarzının her alanda farklı olması lazım. 'Falanca yer nasıl bir vali ister?' sorusunu hep sormak durumundayız."
Terörsüz Türkiye'de kaymakama düşen görev
Terörsüz Türkiye sürecini de ele alan Bakan Yardımcısı Turan, terörün tasfiyesiyle zayıflaması arasındaki kritik farka dikkat çekti: "Terör dalgasının bitmesi başka bir iş, tasfiyesi bambaşka bir iş. Tasfiye olmadan biten bir şey olmaz." Bu süreçte valilerin ve kaymakamların doğru devlet refleksini göstermesi gerektiğini vurgulayan Turan, her kesimle diyalog kurmaktan kaçınılmaması gerektiğini de sözlerine ekledi: "Farklı görüşteki partiden bir vekil geldiğinde 'milliyetçiyim, görüşmem' demek doğru değil. Vekille görüşmemek bir milliyetçilik değildir, bir ihmalkârlıktır. Görüşürsün, ne dediğin önemli, ne poz verdiğin önemli. Şunlar çok yasa dışı talepler, reddediyorum; şunlar iyi talep, sorarsın bakana, valiye. Ama görüşmeyerek, risk almayarak top çevirerek iş yapanın adı milliyetçilik olmaz. Terörün bitmesi için büyük riskler alınıyor; burada en büyük destekçilerimiz valilerimiz, kaymakamlarımız olmalıdır."
"Sayfanızda adınız kapansa, herkes kaymakam desin"
Sosyal medya kullanımından tutuma kadar mesleki duruşla ilgili pratik uyarılar da sıralayan Turan, kaymakam adaylarına şu testi önerdi: "Sizin sayfanızın adı kapandığında ‘görevi nedir’ diye sorulduğunda herkes ‘kaymakam’ diyebilsin. Ne ‘ilçe başkanı’ desin, ne ‘vekil’ desin, ne başkası. ‘Siz kaymakamsınız’ diyebilsin insanlar."
İftar paketi story'si atmak yerine garibanın iftar sofrasına oturup çorbasını paylaşmanın çok daha kıymetli olduğunu vurgulayan Turan, "Bakanlık makamı bilsin diye yapmayacağız; biz zaten öğreniriz onları" dedi. Sadece şehitler haftasında değil, haftasız günlerde de şehit evini ziyaret etmenin, sadece Ramazan'da değil, sair zamanlarda da gariban evinde çorba içmenin o makamın gerçek ağırlığını taşıdığını anlatan Turan, bir vatandaşın kendisine sosyal medyadan ihtiyacını yazdığını, konunun valiye iletildiğini ve yardım yapıldığını, ancak kadının memnuniyetsizliğini aktardı: "Yardım etmişiz ama kadın beddua okuyor. İyilik yapmış kaymakamımız, ama kırarak yapmış. “Buzdolabımı lüks gördüler” diyor. Kaymakamın durduğu yer çok özeldir, buna dikkat etmek lazım."
"Olmaz demeyeceğiz, zorlayacağız"
Konuşmasını kaymakam olma hayalinin hiç solmaması temennisiyle bağlayan Bakan Yardımcısı Turan, "Olmaz demek, yapamayız demek en kolayı. Bu lafı kendinize yasaklayın. Mevzuata aykırı dersiniz, bakarsınız başka mevzuata, oluyor. 'Olur mu, çözülür mü' diye bakın. Olmaz'ı, yapamayız'ı kendinize saklayın" dedi.
Bülent Turan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı. "Bir hayaliniz var, gözlerinizi perişan etmişsiniz, ailenizin kıt kanaat maaşıyla okumuşsunuz, emekler verilmiş ama kazandığın gün bir ruhun var, duygun var. O hayali bir ömür unutmayın. On sene sonra da, yirmi sene sonra da, vali olduğunuzda da kaymakam olduğunuz günü unutmayın. O heyecan, o beklenti, o umut çok kıymetli. Onu kaybetmezseniz, o kaymakam bizim kaymakamımız işte."
