
Burada yaptığı konuşmasına mezun olan hafızları, ailelerini ve dernek yöneticilerini tebrik ederek başlayan Bülent Turan, Yaşar Gürdil Hoca Hanım'ın hatırasına, hafızlığın anlamına ve sivil toplumun önemine vurgu yaptı..
"Aramızdaki evliyalardan biriydi"
"Yaşar Gürdil Hoca Hanım'ın hatırasının gelecekte çok daha geniş kitlelere ulaşacağını belirten Turan, hayattayken kıymetini bilmenin daha değerli olduğunu ifade etti: "100 yıl sonra, 200 yıl sonra belki çok daha büyük etkinliklerle o aziz insanları anacağız. Ama hayattayken kıymetini bilmek, yakın tarihteyken kıymetini bilmek çok daha kıymetli."
Yaşar Gürdil’i, hayatını Kur'an'a vakfetmiş, istikametini hiç şaşırmamış bir manevi büyük olarak tanımlayan Turan, Hz. Ayşe validemizin Hz. Peygamber (S.A.V.) için "onun ahlâkı Kur'an'dı" dediğini hatırlatarak şöyle dedi: "O kıymetli insanların, büyük insanların, Hoca Hanım'ın hayatı tam bir Kur'an hayatıydı, iman hayatıydı. Ölünceye kadar bırakmamış olması, istikametten sapmamış olması da bunun en güzel göstergesi." Çanakkale ruhunun 15 Temmuz gecesinde de yaşandığını hatırlatan Turan, "O zamanki menkıbelerde okuduklarımızın çoğunu sonraki yaşanmışlıklarda da gördük. Yaşar Gürdil Hoca Hanım da aramızdaki evliyalardandı" dedi.

"Hafızlar sadece emaneti değil, geleceğimizi kollayacak"
Hafızlığın "korumak ve kollamak" anlamına geldiğini hatırlatan Bakan Yardımcısı Turan, bu emaneti taşımanın ağırlığını vurguladı: "Burada korunan sadece alelade bir ders değil;
Cenab-ı Hakk'ın kelamından, emanetinden bahsediyoruz. Bin dört yüz yıl önce nasıl ihtiyacımız varsa, bugün de var, yarın da olacak. Hafızlarımız sadece emaneti değil, geleceğimizi kollayacaklar, koruyacaklar." Yeni hafızların sayısını artırmanın herkesin görevi olduğunu belirten Turan, bugün icazet alan 33 hafızı, ailelerini, emek veren hocaları ve İhya Derneği yöneticilerini yürekten tebrik etti.

Sivil topluma güçlü destek mesajı
İhya Derneği'nin 30 yıllık birikimini de ayrıca değerlendiren Turan, sivil toplum çalışmalarının kolay bir alan olmadığının altını çizdi: "Emek gerektiren, işinden, aşından, ailesinden uzak kalmayı gerektiren çok farklı bir süreç. Kötü örneklerin tüm iyi yapıların üzerine yük bıraktığı dönemler yaşıyoruz. Ama moralimizi ve istikametimizi bozmadan, Gazze'den Afrika'ya, hafızlıktan eğitime her alanda çalışan İhya tarzı derneklere omuz vermeye gayret edeceğiz." Günümüzde gençlerin sosyal medya aracılığıyla her türlü kötü etkiye açık olduğuna dikkat çeken Turan, sadece hıfzetmenin ve kursu bitirmenin yetmediğini, ondan sonraki hayatta da o temeli taşıyacak vakıf ve derneklerin korunması gerektiğini vurgulayarak "Hayatımızın bir döneminde iyi olup sonra olmamak durumunda değiliz. İhya tarzı yapılarımızın çok daha güçlü olmasında büyük fayda var " ifadelerini kullandı.
























