Advert
Advert
Advert

Pegai Kalesindeki Arkeoloji Çalışmaları Tarihe Işık Tutacak

Pegai Kalesindeki Arkeoloji Çalışmaları Tarihe Işık Tutacak
Pegai Kalesindeki Arkeoloji Çalışmaları Tarihe Işık Tutacak Çanakkale İnternet Medya
Bu içerik 1268 kez okundu.
Advert

 

Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde yer alan ve Priapos antik kenti olarak da bilinen Pegai Kalesi’nde, arkeolojik yüzey araştırmalarına Eylül ayında başlanacak. Bölgede bir ilk olma özelliği taşıyacak olan bu çalışma ile ilgili ÇOMÜ Arkeoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Oğuz Koçyiğit ile görüştük. 

Kazı alanı hakkında bilgi verir misiniz? Bu kazı sonrasında neyi hedefliyorsunuz?

Marmara Denizi’nin güney kıyıları ya da Troas Bölgesinin kuzeyi olarak tanımlayabileceğimiz Karabiga’nın da içinde bulunduğu bu bölge ve çevresinde arkeolojik araştırmaların tarihi çok eskiye gidiyor. Yakın geçmişte de yapılmış bazı araştırmalar var. Bunların hepsi çok değerli ve önemli çalışmalar. Bizim yapmayı planladığımız çalışma ise doğrudan kaleye ve kalenin arkeolojik durumuna odaklanmakta. Buradaki tahribat ve korumaya ilişkin çözüm önerileri önceliğimiz. Ayrıca birçok alandan uzmanın bir araya geldiği, çok katılımlı kolektif bir araştırma olması ve sadece Pegai Kalesi’ni ele alması ile önceki çalışmalardan bir adım öne çıkıyor diyebilirim.

“Bölgeye bir katma değer sağlamayı hedefliyoruz”

Hedeflerimizin başında ise bu Ortaçağ kalesinin surları ve ayakta kalan yapıları ile bir bütün olarak belgelenip kayıt altına alınması geliyor. Kale ve çevresindeki Ortaçağ’a ait tüm kültür varlıklarının modern çalışma yöntemleri ile tespit edilmesi ve bunların yok olmadan belgelemeleri çok önemli. Zira Pegai Kalesi ve çevresinin son yıllarda artan yoğun bir tahribatla karşı karşıya olduğu ve bundan dolayı da bu önemli kültür varlığımızın her geçen gün yok olup gittiği acı bir geçek. Bu yıkıcı tahribata karşı alınabilecek önlemlerin belirlenebilmesi, birçok kültür varlığının yok olmadan evvel kayıt altına alınabilmesi ve bunların bilimsel yöntemlerle analizi, bölge turizmi başta olmak üzere, kültür tarihine ve arkeolojisine en büyük katma değeri sağlayacaktır diye umuyoruz.

Yüzey araştırması yapmayı planladığınız Pegai Kalesinin geçmişteki önemi nedir? Tarihi hakkında bilgi verir misiniz?

Pegai olarak bilinen Bizans kalesi, başta da söylediğimiz gibi Priapos antik kenti üzerine kurulmuş olup, bugünkü Karabiga beldesinin kuzey doğusunda bulunan Kale Burnu üzerindedir. Priapos, ismini mitolojideki Dionysos ile Aphrodite’in oğlundan alır. Priapos, bağların, bahçelerin ve ekili tarlaların koruyucusu, bolluk ve bereket tanrısı olarak tanınır.

Pegai adına ise ilk olarak Orta Bizans dönemindeki kaynaklarda, önemli bir ticaret merkezi olarak rastlıyoruz. Komnenoslar döneminde inşa edildiği tahmin edilen ve Bizans kaynaklarında Pegai, Latin kaynaklarında ise Spiga - Spigast olarak adlandırılan bu kale, limanı sayesinde daha önce hiç olmadığı kadar önem kazanmış, Türklerin burada etkin olmaya başladıkları ve kenti ele geçirdikleri ana kadar da önemli bir Latin ticaret merkezi olarak kalmıştır.

Pegai, bugün için zamanın ağır şartlarına dayanan ve oldukça heybetli görünen sağlam surlarıyla Marmara Denizi’nin batısına hâkim olduğu gibi, doğuda Kyzikos (Bandırma-Erdek) batıda ise Lampsakos (Lâpseki) arasında önemli bir liman ve Kocabaş Vadisi’nin denizle buluştuğu noktada stratejik konumdaki bir kaledir. Dolayısıyla hem Çanakkale Boğazı’nın girişini hem de Marmara kıyıları üzerinden güneye, Batı Anadolu’ya ulaşan yolları kontrol edebilecek pozisyonda olması nedeniyle, özellikle 12. ve 14. yüzyıl boyunca Venedikler, Latinler ve Bizanslılar arasında sürekli olarak el değiştirmiştir. Hatta bir dönem Bizans imparatorlarının Türklere karşı savaşmak için getirttiği Katalan paralı askerlerin dahi Pegai tarihinde yer aldıkları, kaleyi yağmaladıklarını biliyoruz. Fakat 14. yüzyıl başlarında artık Türklerin bölgeye tamamen egemen olmaya başlaması ile eski önemini yitirmiş ve nihayetinde Türklerin eline geçmiştir. 1509 yılında meydana gelen bir depremde ise surların ağır hasar aldığı ve bundan sonra bir daha onarılmayarak kaderine terk edildiği bilinir. Bu tarihten sonra yerleşimin iç bölgelere, Türkler tarafından kurulan bugünkü Biga’ya kaydığı kabul edilir.

Kale’de yüzey araştırmasının yapılacak olması bölgenin turistik değerine nasıl bir katkı sağlayacak?

Yaklaşık iki yıl boyunca sürdürülecek olan çalışmaların kalenin bölge turizmine kazandırılması adına önemli olduğunu düşünüyoruz. Elde edeceğimiz veriler ve bu veriler ışığında sunacağımız çözüm önerileri ışığında bu çalışmanın Çanakkale’nin kültür turizmi adına büyük bir kazanım olacağı kesin. Bunun yanı sıra, bölgenin turizm potansiyelinin ortaya çıkarılarak bölge insanına bir katma değer sağlayabilecek nitelikte olması, yapacağımız araştırmayı değerli kılmakta.