Çanakkale Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ünal Özcan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Esnaf, ekonominin temel direklerinden biridir. Çarşının, sokağın, mahallenin ayakta kalması esnafın ayakta kalmasına bağlıdır. Ancak bugün esnaf, artan maliyetler, düşen alım gücü ve daralan piyasa şartları nedeniyle ciddi bir geçim mücadelesi vermektedir. Bu süreçte en hayati ihtiyaçlardan biri de uygun şartlarda krediye ulaşabilmektir.
Devlet tarafından desteklenen ve esnaf kefalet kooperatifleri aracılığıyla verilen krediler, esnaf için önemli bir can simididir. Ancak mevcut uygulamada vergi ya da SGK borcu bulunan esnaf, bu kredilerden yararlanamamaktadır. Oysa borcu olan esnaf, zaten bu borçlarını ödeyebilmek için krediye ihtiyaç duymaktadır. Yani kredi talebinin temel nedeni lüks tüketim değil, ayakta kalma mücadelesidir.
Bugünkü sistem, esnafı bir çıkmazın içine sokmaktadır. Borcu olduğu için kredi alamayan esnaf, kredi alamadığı için de borcunu ödeyemez hale gelmektedir. Bu kısır döngü, esnafı her geçen gün daha da zora sokmakta, birçok işyerinin kapanmasına kadar varan sonuçlar doğurmaktadır.
Esnafın giderleri ertelenebilir giderler değildir. Elektrik, su, doğalgaz, kira, vergi, sigorta primi, personel maaşı ve çocuklarının eğitim masrafları her ay düzenli olarak karşılanmak zorundadır. Bugiderler ödenemediğinde sadece esnaf değil, ailesi ve yanında çalışanlarda mağdur olmaktadır. İşyerleri kapandığında ise istihdam azalmakta, piyasa daralmakta ve bu durum fiyatlara yansıyarak enflasyonu daha da körüklemektedir.
Bu nedenle “borcu olana kredi verilmez” anlayışı yerine, “borcu olan esnaf nasıl ayağa kaldırılır” sorusu sorulmalıdır. Çözüm, esnafı sistemin dışına itmek değil; borçlarını yapılandırarak, taksitlendirerek ve ödeme gücüne göre yeniden planlayarak, onu sistemin içinde tutmaktır.
Esnaf, borcunu ödemek istemeyen değil, imkân bulamadığı için ödeyemeyen kesimdir.
Borçların makul vadelerle yapılandırıldığı, kredi kullanırken aynı zamanda eski borçlarını da kapatabileceği bir model hayata geçirilmelidir. Böylece esnaf hem borcunu ödeyebilecek hem de işini sürdürebilecektir. Bu yaklaşım, kısa vadede esnafı rahatlatırken, orta ve uzun vadede devletin de alacaklarını daha sağlıklı şekilde tahsil etmesini sağlayacaktır.
Esnafın ayakta kalması sadece bireysel bir mesele değildir. Esnaf ayakta kalırsa mahalle yaşar, çarşı canlı kalır, şehir nefes alır. Ekonominin tabana yayılması, istihdamın korunması ve sosyal dengelerin sürdürülmesi esnafın güçlü olmasına bağlıdır.
Bu nedenle, esnafın krediye erişiminin önündeki engeller kaldırılmalı, borcu olan esnafı dışlayan değil, onu ayağa kaldıran bir finansman sistemi kurulmalıdır. Devletimizin ve ilgili kurumların bu gerçeği görerek, esnafı rahatlatacak, sürdürülebilir ve uygulanabilir çözümleri bir an önce hayata geçirmesi büyük önem taşımaktadır’ ifadelerini kullandı.
