İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, AK Parti Nevşehir İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı. Ziyaret kapsamında Nevşehir Valiliği, İl Başkanlığı, Belediye Başkanlığı, Nüfus ve Sivil Toplum İl Müdürlüklerini de ziyaret eden Turan, toplantıda partiye yeni katılımları, teşkilat disiplinini, FETÖ ile mücadeleyi ve Terörsüz Türkiye sürecini ele aldı.
Partiye katılımlar: "86 milyona yerimiz var"
Toplantıda farklı ilçelerden 13 belediye meclis üyesinin AK Parti'ye katılım töreni de gerçekleşti. Turan, kapıların herkese açık olduğunu ancak sınırın net olduğunu vurguladı: "86 milyona yüreğimizde yer var, 86 milyonu kucaklamaya hazırız. Her gelen başımızın tacı. Ancak kendi olduğu yeri karıştırıp bozana, hakaretten ve küfürden başka siyaset bilmeyene dur demek de bizim görevimiz. Dön dolaş yanlışlar yap, sonra AK Parti'yi kullan. Böyle bir yaklaşıma razı değiliz." Partiden ayrılıp kendi teşkilatını kuranların bugün o yapıları kapatmak zorunda kaldığını da hatırlatan Turan, "Bizim lider-çizgi-teşkilat denklemimizi anlamayan, bende çok keramet var diye bizden ayrılan insanlar bugün o teşkilatlarını kapatmak zorunda kaldılar. Keşke ayrılmasaydık" dedi.
Altılı masanın akıbeti: "Halk zaten gereğini yaptı"
CHP eksenli ittifak girişimlerine de değinen Turan, toplumun bu tabloya verdiği yanıtı şöyle özetledi: "CHP'nin anlayışıyla aynı masaya oturan kim varsa bu milletin irfanı onları yok etti. Biri kapandı, biri bir avuç oy aldı, biri başka bir şeye dönüştü. Toplumun irfanına bırakın, halk zaten gereğini yapacaktır."
"Almanın ambulansı günlerce manşet olurdu"
AK Parti döneminde sağlıkta ve altyapıda alınan mesafeyi somut bir örnekle aktaran Turan, "Bir kalp krizi geçiren Alman'a Almanya'dan hava ambulansı gönderildiğinde bu günlerce manşet oldu. Alman'a bak, vatandaşına sahip çıkmış diye. Bazen unutuyoruz diye söylüyorum" dedi. Enflasyon ve faizin tek haneli rakamlara indirildiği bir dönem yaşandığını hatırlatan Turan, şu anki ekonomik sıkıntıların farkında olduklarını ancak aynı iradenin bu sorunu da aşacağını vurguladı: "Bu ekibin iradesi nasıl ki bir dönem tek haneli rakamlara hem faizi hem enflasyonu indirmişse, aynısını yapmaya muktedirdir."
"28 Şubat'ta bir günde her şey değişti"
28 Şubat sürecini de hatırlatan Turan, o dönemin ağırlığını ve AK Parti'nin bu tabloya verdiği yanıtı şöyle aktardı: "28 Şubat'ta bir günde değişti bu ülkenin kaderi. Bir günde basının dili, kamunun anlayışı, siyasetin tarzı değişti. O yıllarda 15 yaş altındakilerin Kur'an kursuna gitmesini yasaklayan bir kanun hemen devreye girdi. Yüz yıl öncesinden bahsetmiyorum, AK Parti'den birkaç yıl öncesinden bahsediyorum." Bugün gelinen noktada bunların aşıldığını belirten Turan, Suriye'den Libya'ya, Karabağ'dan Ayasofya'ya kadar "olmaz" denenlerin hepsinin bu teşkilatın beraberliğiyle gerçekleştiğini sözlerine ekledi.
"Dile dikkat edin"
Teşkilat mensuplarına sosyal medya ve kamuoyu iletişiminde özenli olmalarını isteyen Turan, küfür ve aşağılama içeren bir dilin AK Parti'ye yakışmadığını açıkça ortaya koydu: "Twitter'dan ona buna küfür eden, kürsüden herkesi aşağılayan bir tarz AK Parti tarzı değildir, olmamalıdır. Bize oy vermeyenlerin bile 'bunlar iyi insandır, emin insandır' diyeceği bir tarzı benimsemek durumundayız. Biz nefret ederek, aşağılayarak değil; müjdeleyerek, umut vererek yolumuza devam edeceğiz." Kur'an-ı Kerim'den bir ayetle sözlerini sürdüren Turan, "Siz onların ilahlarına hakaret etmeyin ki onlar da sizinkine etmesinler" ayetini hatırlatarak bunun devlet terbiyesinin ve siyasi ahlakın özü olduğunu söyledi.
"O genel merkezler bize bir şey söylüyor"
Doğru Yol, Anavatan, DSP gibi bir dönem kalabalıklarla dolup taşan partilerin genel merkezlerine dikkat çeken Turan, bugün o binaların bomboş kaldığını hatırlatarak teşkilatları uyardı: "O genel merkezlerde bir zamanlar polis etten duvar örerdi kalabalıktan; basın 'sen öne çıkma ben çıkayım' diye kavga ederdi. Şimdi yerinde yeller esiyor. O genel merkezler kendi hal diliyle bize dikkat etmemizi, hata yapmamamızı söylüyorlar." Çözümün yeni reçetelerde değil köklerde yattığını vurgulayan Turan, "Çare 2002 ruhudur. Çözüm 2002 anlayışıdır. Giyeceğimiz elbise 2002 elbisesidir" dedi.
FETÖ'ye karşı "10 yıl geçti, yeter demeyeceğiz"
FETÖ ile mücadelede gevşeme olmayacağını net bir dille ortaya koyan Turan, yapının sinsi karakterine dikkat çekti: "Kemalist oluyor, İslamcı oluyor, solcu oluyor, her kılığa giriyor. On yıl geçti yeter demeyeceğiz. Yurt dışına çıktılar, yeter demeyeceğiz. Unuttum, pişman oldum diyerek numara yapmak isteyen olur; uyanık olacağız." Ufak bir mahalle atamasında bile bu hassasiyetin korunması gerektiğini vurgulayan Turan, "FETÖ'cü FETÖ'cüyü mutlaka bulur, kendini güçlendiriyor. Her zamankinden daha çok dikkat edip yavaşlamaya imkan vermeyeceğiz" dedi.
"Gençlere bırakacağımız en büyük miras terörsüz Türkiye"
Meclis gündemindeki kanun çalışmasının silah bırakma sürecini şekillendireceğini belirten Turan, tasfiyenin neden şart olduğunu somut bir örnekle anlattı: "Bir işyeri kapanır, tasfiye kararı olmazsa ya kar ya zarar, hesap devam eder. Bir gün biri bir yanlış yapabilir. Tasfiye olmak zorunda." PKK'nın eylem kapasitesini büyük ölçüde yitirdiğini ancak sürecin buradan sonrasının da kritik olduğunu vurgulayan Turan, "Bir daha şehit acısı yaşamamayı, bir daha sınırın ötesi diye bir tanımlama yapmamayı görev biliyoruz. Gençlere bırakacağımız en büyük miras altın, gümüş, ev ya da arsa değil; terörsüz bir Türkiye'dir" dedi.
